İngiltere ekonomisinde yeni dönem! 40 yıllık model değişiyor

Haber gorseli

İngiltere’de dün koltuğu Keir Starmer’dan devralan Burnham, ekonomiyi yeniden sanayileştirme ve karar alma yetkisini bölgelere devretme hedefiyle yeni bir büyüme modeli başlatıyor.

Bu kapsamda ilk olarak İngiltere’de enerji faturalarına uygulanan yüzde 5’lik katma değer vergisinin 1 Ekim’den itibaren 6 aylığına sıfırlanacağı açıklandı. Böylece, bir hane yıllık ortalama 45 sterlin tasarruf sağlayacak. Bu adımın enflasyonu ise yüzde 0,1 puan düşüreceği tahmin ediliyor.

Yeni finans kaynağı ihtiyacı

İngiltere’de Burnham dönemi, ülke ekonomisinde büyümenin kaynağını değiştirme iddiasıyla başladı. Yeni Başbakan, ekonomik karar alma gücünün bölgelere yayılması, ülkenin yeniden sanayileştirilmesi ve kamu politikalarının yerli üretimi destekleyecek şekilde kullanılmasını hedefliyor.

Burnham başbakan olarak ilk konuşmasında “1980’lerde İngiltere bazı yanlış yönlere saptı. Siyasi güç merkezileşti, ekonomik güç özelleştirildi. Ülkenin büyük bölümü sanayisizleşti ve hala toparlanamadı. İngiltere’yi yeniden sanayileştireceğiz. Kamu alımlarını İngiliz sanayisini desteklemek için kullanacağız. Bu yılın ilerleyen döneminde İngiltere için yeni bir plan açıklayacağım. Bugün bulunduğumuz noktadan, hepimizin istediği İngiltere’ye giden yolu ortaya koyan 10 yıllık bir plan.” ifadelerini kullandı.

“Manchesterism” modeli ülke geneline yayılıyor

Uzmanlara göre, Burnham’ın yeni ekonomi yaklaşımının temel başlıklarından biri İngiltere’nin üretim kapasitesini güçlendirmek ve sanayiyi yeniden canlandırırken ekonomik kararların yerel düzeyde alınmasını sağlayarak bölgelerin kendi büyüme stratejilerini oluşturabilmesi olacak.

Bu model, Burnham’ın bir önceki görevinde Manchester Belediye Başkanı olarak uyguladığı yerel kalkınma politikalarından esinlenen ve kamuoyunda “Manchesterism” olarak adlandırılan yaklaşımın temelini oluşturuyor. Manchesterism, ekonomik gücü Londra’dan uzaklaştırarak bölgelere daha fazla kontrol sağlamak olarak nitelendirilirken “büyüme” yerine “daha iyi bir büyüme” hedefi bu yaklaşımda öne çıkıyor.

Ancak Burnham’ın ekonomik modelinin başarısını belirleyecek en kritik unsur, bu dönüşümün sınırlı mali imkanlarla nasıl hayata geçirileceği olacak. Yaşam maliyetlerini düşürme ve çalışanların vergilerini artırmama sözü veren yeni hükümet, diğer yandan savunma harcamalarının artırılması, kamu yatırımlarının genişletilmesi ve sosyal politikaların güçlendirilmesi için yeni kaynak yaratmak durumunda.

Hükümetin gelecek dönemde savunma için ek kaynak bulması ve bazı alanlarda bütçe yeniden dağılımına gitmesi bekleniyor. Burnham, mali disiplin konusunda, hükümetin bütçe kurallarına bağlı kalacağını vurguladı ancak kamu maliyesinde oldukça sınırlı bir hareket alanı bulunuyor.

İngiltere merkezli düşünce kuruluşu Resolution Foundation’a göre, hükümetin mali kurallar çerçevesindeki hareket alanı 23,6 milyar sterlinden yaklaşık 10 milyar sterline geriledi. Kurum, “harcanmayı bekleyen fazladan bir kaynak bulunmadığı” uyarısında bulundu.

IMF: Harcama alanı oldukça sınırlı

Ancak hükümetin vaatlerini hayata geçirmesi kolay görünmüyor. Yaşam maliyetlerini düşürme ve çalışanların vergilerini artırmama sözü veren Burnham yönetimi, aynı zamanda savunma harcamalarını artırmak, kamu yatırımlarını genişletmek ve sosyal destekleri güçlendirmek için yeni finansman bulmak zorunda.

İngiltere merkezli Resolution Foundation, hükümetin mali kurallar kapsamında sahip olduğu bütçe esnekliğinin 23,6 milyar sterlinden yaklaşık 10 milyar sterline gerilediğini belirterek ilave harcamalar için yeterli kaynak bulunmadığı uyarısını yaptı.

Uluslararası Para Fonu (IMF) da İngiltere’nin zorlu bütçe görünümü nedeniyle kamu harcamalarını artıracak geniş kapsamlı bir mali alanının bulunmadığını vurguladı. Fon, enerji desteklerinin başka alanlardaki tasarruflarla dengelenmesi ve yeni mali baskılar karşısında ihtiyatlı bir politika izlenmesi gerektiğini bildirdi.

Enflasyon yeniden yükselebilir

IMF, küresel enerji piyasalarındaki belirsizliklerin sürmesi halinde İngiltere ekonomisinde büyümenin 2025’teki yüzde 1,4 seviyesinden 2026’da yüzde 1’e gerilemesini bekliyor.

Öte yandan, Orta Doğu’da yeniden yükselen jeopolitik gerilimlerin enerji fiyatlarını artırması halinde enflasyonun tekrar hız kazanabileceği belirtiliyor. Bu senaryo, İngiltere Merkez Bankası’nın faiz indirimleri konusunda hareket alanını daha da daraltabilir.

yok

Author: Fatma Kurt